İlahi Nedir ?

ilahi dinle sitesinde ilahi hakkında bilgi verilip ilahi dinle menin güzelliği anlatılacakİlahi dendiğinde akla Allah’ın varlığını, birliğini, yüceliğini ve büyüklüğünü anlatan eserler akla gelmektedir. Günümüzde yaşadığımız toplumla alakalı olarak ilahilerin sadece İslam dininde var olduğunu düşünürüz. Ancak bu yanlıştır. Her dinin, özellikle semavi dinlerin, ilahileri vardır. İlahiler belirli ezgilerle ve müzikle söylenirler. Bu şekilde insanların gönüllerinde bir yer edinirler ve ruhun kötülüklerden arınmasına vesile olurlar.
İlahi dinlemek insan ruhu açısından oldukça önemlidir. Günümüzün gündelik yaşamında sık sık ihmal ettiğimiz imanımızın tazelenmesi, bizi yaratan yüce Allah’ı aklımıza getirmesi ve bize manevi bir haz yaratması açısından ilahiler önemlidir. Günümüzde gelişen teknolojilerle ortaya çıkan birçok sapkın müziğin arasından sıyrılmayı başaran bu dinsel eserler gittikçe güzelleşmekte ve yaygınlaşmaktadır. Günümüz teknolojisinin getirdiği nimetlerle birçok yere ulaşan ilahiler, gittikçe artmaktadır. Buna bağlı olarak da, gönül verenleri bu ilahilere daha kolay ulaşabilmektedir.
Allah’ın varlığını birliğini, peygamberimizin güzel ahlakını, sahabelerin hayatlarını anlatan bu ilahiler çocukların ahlak ve estetik hazzının gelişmesi açısından da oldukça önem taşımaktadır. Küçük yaşlardan beri ilahi dinleyen çocuklar ve gençlerde daha sakin bir yapı, daha sevecen bir karakter oluştuğu bilinmektedir. Bu bakımdan ilahiler insan doğasına tesir eden güçlü eserler olarak da tanımlanabilmektedir.
İlahiler birçok konuyu işleyebilmektedir. Ama genellikle;
- Allah’a dua
- Allah’ın birliği, varlığı ve büyüklüğü
- Allah’a kulluk
- Peygamberin yaşayışı ve güzel ahlakı
- Sahabelerin hayatları ve onlara övgüler
- İslam tarihindeki acı olaylar
konularını işlemektedir. İlahiler farklı tarikatlarda farklı isimleri alır. Örnek vermek gerekirse; Mevleviler’deâyin, Bektaşilerde nefes,Aleviler’de deme,Gülşeniler’detapuğ,Halvetiler’de durak, adını alır. Ayrıca hur adının da verildiği bilinmektedir.
Dinler açısından bu denli önemli olan ilahiler edebiyata da bir tür olarak girmeyi başarmıştır. Okullarda Türk Tasavvuf Edebiyatı içerisinde değerlendirilen ilahi türünün edebi anlamda şu özelliklerini saymak mümkündür;
- Özel bir ezgisi vardır ve akıcılık içerisinde söylenir.
- Hece ölçüsüyle söylenir. 7’li, 8’li ya da 11’li kalıplarla yazılabilir.
- 3 ya da 7 arasında değişebilen dörtlüklerden (kıtalardan) oluşur.
- İlahi içlerinde şairler mahlas kullanabilir.
Mahlas konusunda ilahi alanında en çok tanınan halk ozanımız Yunus Emre’nin eserleri örnek verilebilir. Yunus Emre “Seni Gerek Seni” adlı ilahisinde mahlasını şu şekilde söyler;
Yunus’durur benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni
Gördüğümüz üzere ilahiler hem edebi anlamda hem gündelik anlamda hayatımızda yer etmiştir. Eminim ki en dindarından en manevi gücü zayıf olan insana kadar herkesin beyninde bir ilahi belirir. Hepimiz çocukluğumuzda bir “Sordum sarı çiçeğe / Annen baban var mıdır?” ezgisini duymuşuzdur. İşte beynimizde bu kadar yer etmeyi başaran ilahilere gerekli itibarı göstermeli ve vakit buldukça ilahi dinlemeliyiz.Müzik ruhun gıdasıdır sözüne paralel olarak ilahiyi ruhumuzun, imanımızın gıdaları arasına koyalım.

İlahinin Tarihsel Gelişimi ve Dinlerde İlahi Kavramı
İlahi dendiğinde sadece İslam dinene ait sözlü veya yazılı eserler gelmektedir insan aklına. Ancak bu doğru değildir. Her dinin kendine göre Tanrısını öven, semavi dinlerde peygamberini öven metinleri, sözleri vardır. İşte bu yüzden ilahi kavramını sadece İslam diniyle sınırlamak yanlıştır. Ancak İslam dininde ilahi tarzının diğer dinlerdekine göre daha gelişmiş olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek. Öyle ki edebiyatımızda bununla ilgili bir tür dahi bulmam mümkündür: Türk Tasavvuf Edebiyatı’nda ilahi türü.
Hıristiyanlıkta ilahi kavramının daha ön plana çıkıp kiliselerde ibadetlere kadar girdiğini görmekteyiz. Bu da demek oluyor ki İslam dininden önce yani Hıristiyan tarihinde de ilahi kavramı vardır. Hatta Davut’a gönderilen Zebur’daki mazmunları ilahi türünde sayan görüşlerde vardır. Buradan da anlaşılacağı üzere ilahilerin tarihleri milattan önceye kadar gitmekle beraber kesin bir bilgi vermek yanlış olacaktır.
Hıristiyan inancındaki ilahilere baktığımızda üçleme inancından ötürü daha çok Hz. İsa’ya yönelik yazılan ilahileri görmek mümkündür. Birkaç ilahi örneği vermek gerekirse Ey Rab İsam Bana Gel, Mesih Benim İçin Öldü, İsa, Tanrı Kuzusu, Ya Rab İsam Layıksın Sen … Kendisine özgü bir ezgisi olan Hristiyan ilahilerini internet aracılığı ile dinleyebilirsiniz.
Musevi ilahilerine geldiğimizde bu iki dindeki kadar gelişmediği görülür. Ama Zebur’daki mazmumların ilahi özellikleri taşıdığını söylemek mümkündür. Örneğin Zebur’un 10. Bölümdeki ifadelere bakacak olursak ilahi tadında olduğunu görürüz.
Ya RAB, neden uzak duruyorsun,
Sıkıntı günlerinde kendini gizliyorsun?
Kötüler gururla mazlumları avlıyor,
Mazlumlar kötülerin kurduğu tuzağa düşüyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>